26 Nisan 2015 Pazar

MÜZİK LİSTEM: Dinlenilesi Şarkılar


Güneşin çıkması, havanın biraz ısınması demek sanatçıların yeni albümleri, yep yeni şarkılarının çıkması demek aynı zamanda. Bu senin en iyi yaz şarkısı Yalın'a ait bence. Dinlemelisiniz bu şarkıyı:)

Dergi Tanıtımı: PSİKEART


Sosyal hizmet bölümü 3.sınıf öğrencisiyim. Bu dönem psikiyatrik sosyal hizmet dersi aldım ve psikiyatriye aşık oldum diyebilirim.İnsan zihnin karmaşası her zaman dikkatimi çekmiştir. Paranoyalar, şizofreniler ve bunların altında yatan sebepler dedin mi kulaklarım dikilirdi zaten. Dersi almamla beraber psikiyatriye olan ilgim dahada arttı. Eğitim aldım evet ama çok yüzeysel bir eğitimdi, Genel olarak hastalığın başlangıcı, tedavisi öğrendik. Önemli olan bizim için sosyal boyutuydu. Size önereceğim kitap ve dergi çok tıbbi şeyler değil yani. İlk olarak bir hocamın tavsiyesiyle ''PSİKEART'' dergisini almaya başladım. Dergi iki ayda bir çıkıyor. Bu yüzden şimdiye kadar iki sayı alabildim. Biri mobbing diğeri ise samimiyetle ilgili. 
Derginin dilini daha iyi anlamanız için sizinle bazı yerleri paylaşmak istiyorum. Geçmiş sayıları olduğu için spoiler vermişde sayılmam böylece. İlk olarak ''Samimiyet''sayısından size söylemek istediğim yer dostlukla ilgili. 
''Dostluk ve samimiyet apolitiktir, bazen yaralar. Muhatabının inkar ettiklerine ilişkin içsel yaşantısını dillendirmeden edemez, onun zırhını ve savunmalarını alaşağı eder. Bu bir ''vahşi yüzleştirme''dir. Dost acı söyler ve acıtır.'' 
'' Samimiyet cesaret gerektirir,korkarken soyunamazsınız ki. Aşık oluş gibi tehlikeli, incinmeye açık bir ''kendini, içini açış'' içerir. Korku toplumlarında samimiyet ölümcül bir pratiktir, içten konuşursunuz ve vurulursunuz! Ancak cinayette samimiyetle işlenir, katiliniz de nefret ve hiddetini eyleme vururken samimidir!''
Mobbing ise kelime anlamı olarak yıldırma demek.Bir eylem biçimi olarak mobbing ise, psikolojik şiddet, kuşatma, topluca saldırma,rahatsız etme veya sıkıntı verme anlamına gelmektedir.  Daha çok psikolojik taciz anlamında kullanılmakta. Ne yazık ki günlük hayatta çokça mobbinge maruz kalıyoruz. Hatta biz başka insanları mobbinge uğratıyoruz. ''Mobbing'' sayısında sizinle paylaşacağım şey de şu: 

''Biraz insanlık hali der gibi olsa da öyle, ''mobbing'' bir ev hali. Evin yıldırdığı, bezdirdiği, örselediği, kırdığı, yaraladığı, sakatlandığı ve nihayet öldürdüğü ''canlı''lar olarak salınıyoruz sabahları sokağa.''
Gördüğünüz gibi etkileyici ve oldukça yararlı bir dergi tavsiye ederim arkadaşlar:) 

29 Ocak 2015 Perşembe

MÜZİK LİSTEM: Dinlenilesi Şarkılar

Deyim yerindeyse popüler kültür dört yanımı sarmış. Yabancı diziler, filmler ve tabi ki müzikler tarafından kuşatılmış durumdayım. Her genç insan gibi bende müzik dinlemeyi çok seviyorum. Ama benim ki hastalık boyutunda. Şehir merkezine uzakta oturduğum için okula gitmek tam bir işkence benim için. Tam olarak 1 saat 15 dakika sürüyor yolculuğum:(
Hal böyle olunca yolculuğu çekilebilir kılan tek şey kulaklığım ve müziklerim. 
Uzun bir süredir aşık olamadığım ve olmak istemediğim için genel olarak hareketli şarkılar dinliyorum. Popmuş, rockmış ayırt etmem hiç. Hepsi benim bebeklerim :D
Gelelim müzik listeme:
IGGY  AZALEA: Eminem haricinde yabancı rap dinlemezdim.  Jennifer Lopez'le yaptığı düetle keşfetmiş oldum kendilerini. Düet yaptıkları '' Booty '' şarkısı ve klibi çok beğenildi. Klibi gerçekten dikkat çekici. Her yer booty dolu :D Benim Iggy'nin en sevdiğim şarkıları ''Work'' ve Rita Ora ile düet yaptığı ''Black Widow''. Özellikle tekrar tekrar Black Widow'u dinliyorum.
OĞUZHAN KOÇ: Sesini bayılıyorum diyemem ama Oğuzhan'ın şarkıları cidden çok güzel. ''Ben Hala Rüyada'', ''Yüzük'',''Her Aşk Birgün Biter'' sevdiğim şarkılar. Benim size önereceğim 3 Adam'ın dünkü bölümde ilk defa dinlediğim ''Bu Yol Uzar'' şarkısı. Bildiğimiz Oğuzhan Koç şarkısı ama ben çok beğendim umarım sizde beğenirsiniz. 
SİA: 39 yaşındasın be kadın o ses nereden çıkıyor!! Çok rahatlatıcı bir sesi var. Eminem, Rıta Ora, Jennifer Lopez gibi sanatçıların şarkılarını yazmış. Benim önereceğim şarkısı ''Chandelier''. Avize diye şarkı olur muymuş demeyin, dinleyin :)
MAROON 5: Moves Like Jagger şarkısıyla sevdiğimiz grubun ''Animal'' şarkısını dinlemelisiniz!!
MAJESTE: Önereceğim şarkı ''Sadece Sen'' filminin şarkısıymış. Filmin orjinali olan Kore versiyonunu izlediğim için sadece seni izleme gereği duymamıştım. Kafede arkadaşımla otururken rastladım bu şarkıya. Hemen hazreti google'a yazdım sözlerini. ''Aşk Dediğin''. Kesinlikle harika bir şarkı, dinleyin.
Bu aralar en çok dinlediğim bunlardı. Dinlemekten bıkmadığım ve sürekli dinlediğim şarkılarda şöyle buyurun:
Megan Traninor-All About That Bass
One Repuclic- Counting stars
Passenger- Let her go
Pink- Try, True Love
Kansas - Carry On Wayward Son
Hande Yener- Haberi Var Mı, Naber, Alt Dudak
Demet Akalın- Koltuk
Benim müzik listem oldukça karışık gördüğünüz gibi. Sizinde dinlenilesi şarkılarını bilmek isterim. Sevgiler:)



28 Ocak 2015 Çarşamba

Çekiliş Haberleri

Arkadaşlar bugün size severek izlediğim iki bloğun çekiliş haberini duyurmak istiyorum. Gelin hep birlikte çekilişlere katılıp şansımızı deneyelim. 
1.Zeyus Anka bloğunun çekilişine katılmak için tık tık :)
Zeynep Çalışkan arkadaşımızın sevgililer günü çekilişi var. Oldukça güzel hediyeler hazırlamış.
 Rujlar, ojeler, farlar ne ararsanız var yani:)
Zeyus Anka 'nın çekilişe sizde katılın derim.
2.Bakımlı Ginepig bloğunun çekilişine katılmak için tık tık :)
Bloğun hem ilk çekilişi, hem de bir sevgililer günü çekilişi!
Çekilişin hediyeleri:

Gördüğünüz gibi harika bir çekiliş olmuş.
Bakımlı Ginepig 'in sayfasını ziyaret etmeyi unutmayın. Eğlenceli bir çekiliş olduğunu göreceksiniz:)
 

24 Ocak 2015 Cumartesi

Film Tanıtımı: BANA MASAL ANLATMA

Kardeşimin tavsiyesi üzerine fragmanını bile izlemeden gittim filme. Halen vizyonda olan film daha ilk sahnesinden sizleri bağlıyor. Eğer gülmek, mutlu bir gün geçirmek istiyorsanız sevgilinizle, arkadaşlarınızla veya ailenizle gitmeniz gereken bir film. Senaryosunu Leyla ve Mecnun dizisinin yazarlarından Burak Aksak yazmış. Baş rollerinde ise Hande Doğandemir ve Behzat Ç. dizisinden bildiğimiz Fatih Akman oynuyor. Gerçi Fatih Akman öyle bir zayıflamış ki dibim düştü onu izlerken. Ya aslında bu adam çok yakışıklıymış dedik. Gelelim filmin içeriğine. Yılmaz Erdoğan'ın Ayperi masalını anlatmasıyla başlıyor filmimiz. 
 Suriçi semtinde yaşayan ve hayatını dolmuş şoförlüğü yaparak kazanan iyi kalpli ve çekingen Rıza, mahallesinin gözbebeği olan genç bir delikanlıdır. Fakat doğru bildiği her şeyi Ayperi ile tanışınca yeniden gözden geçirecektir! Zira Ayperi el attığı her şeyi güzelleştiren masal kahramanı tadında bir kızdır. Biri kahraman olmak isterken, diğeri kahramanının peşindedir...
 Öyle sahneler var ki gülmekten karnıma ağrılar girdi diyebilirim. Özellikle Cengiz Bozkurt çok güzel oynamış. Şangay beşlilerinin olduğu dövüş sahnesi vardı ki akıllara zarar. Tabi zencilerin seslendirdiği Sedat Sayan'ın 'Ellere Düş' şarkısını da unutmamak lazım. Sizinle paylaşmak istiyorum.
Çok tatlı değiller mi??:))

 Koşun gidin izleyin derim..

Kitap Tanıtımı: BEYOĞLU'NUN EN GÜZEL ABİSİ

''Aşk, hayatı; cinayet ölümü sıradanlıktan kurtarır!'
'Uzun bir aradan sonra kitap tanıtımıyla dönüş yapmak istedim. Uzun zaman önce aldığım ama okumak bir türlü nasip olmayan Ahmet Ümit'in kitabını sizlere tanıtacağım. Cinayetle ilgili ilk romanlara ta ilk okuldayken Peyami Safa'nın Semra Ve Gölgesi kitabıyla başladım. Başlangıç güzel olduğu için sanırım cinayet romanları okumayı pek severim. 
Yılbaşı gecesi işlenen bir cinayet... Tarlabaşı'nın arka sokaklarında bulunan bir erkek cesedi. Öldürülmüş erkeklerin en yakışıklısı, belki de en kötüsü. Karanlık sırların ortaya çıkardığı utanç verici bir gerçek. Gururlarının kurbanı olmuş erkekler, onların hayatlarını yaşamak zorunda olan kadınlar. Bu cinayetler yatağında, bu kötülükler bahçesinde, bu insan eti satılan can pazarında masumiyetini korumaya çalışan bir adam. Bir zamanlar İstanbul'un en gözde yeri olan Beyoğlu'nun hazin hikayesi. 
Karanlık... Soğuk havayla iyice ağırlaşan bir karanlık. Uzaklardan şarkılar geliyor kulağına, neşeli kadın çığlıkları, ayarını yitirmiş sarhoş naraları, biri küfrediyor belki ana avrat, belki ağlıyor biri hıçkıra hıçkıra, belki biri sessizce ölüyor bu gürültünün, bu hengâmenin ortasında. Umurunda değil. Hepsinden sıyrılmış, sadece öfke...
Nereye gittiğini bilmeden yürüyor, nefret tarafından kuşatılmış olarak. Kıskançlık denen o canavar, çelikten pençesine almış yüreğini, habire sıkıyor. "Kadınlar," diyor bir ses zihninin derinliklerinden... "Kadınlar, onlarla oynayamazsın... Oynadığını zannedersin ama bir de bakmışsın, asıl oyuncak sen olmuşsun." Hayatına giren kadınların yüzleri beliriyor sokağın zemininde. Birer birer düşüyor görüntüleri ayaklarının dibine. Hepsinin boynu bükük, hepsinin gözlerinde keder. Hepsi üzgün... Aldırmıyor, bir su birikintisiymiş gibi basıp geçiyor üzerlerinden ama yeniden düşüyor görüntüler zemine. "Kadınlar," diyor o ses yine, "Kadınlardan asla kurtulamazsın, hayaletleri hayatın boyunca seni takip eder."
Merakla, bir çırpıda okuduğum bir kitaptı. Beğendin mi diye sorarsınız gerçekten kararsızım. Yukarıda yazdığım tanıtımın üzerine kurulmuş bir kitap ama asıl meseleyi Beyoğlu'nun en güzel abisi anlatmış. Yani Nevzat baş komiserin dilinden anlatılmış olaylar. Onun yaşamından kesitler verilmiş. Yardımcısı Ali ve kriminolog Zeynep'in aşkları da tat katmış romana. Dediğim gibi bir çırpıda okudum, ama sonundan pek tatmin olmadım sanırım. Kesinlikle katil beklemediğim biriydi ama yazar sanırım hemen bitirmek istemiş romanı. Bir de Gezi olaylarından sürekli olarak bahsedilmiş. Bahsinin geçmesi gayet normal ama gezi propagandasına dönüşmüş kitap bazı yerlerde. Bu yüzden o kısımları atlaya zıplaya okudum. Tabi verdiği çok güzel mesajlarda var. Mesela:
Genel anlamda beğendiğim bir kitap oldu. Okumanızı tavsiye ederim tabi ki de :) 






21 Kasım 2014 Cuma

FİLM TANITIMI: DOGVİLLE !!

                                                        Dogville poster.jpg
Uzun bir aradan sonra size entelektüel açıdan tavan yapmış bir film önereceğim. Dogville... Böyle diyorum çünkü filmin her sahnesinde, oyuncuların her mimiklerinde ayrı ayrı mesajlar bulacağınız bir film.
 Filmi izlerken ilk 45 dakikada zorluk çektim. Ama sonrasında yarıda bırakmadığım için sevindim. Mekan olarak çizilmiş, kapısız, duvarsız evler olağan dışı olduğu için zorlanıyorsunuz. Fakat oyuncular ve efektler sayesinde gerçekten orada kapı varmış gibi görüyorsunuz bir süre sonra.

[fog.jpg]
Dogville Kasabası
 Baş rolde Nicole Kidman'ın hayat verdiği güzel, zengin ve polyanna kızımız Grace var. mafyadan kaçan Grace kendini herkesin birbirini tanıdığı, sıcak, samimi ve güvenilir insanların olduğu Dogville kasabasında bulur. Kasabanın genç filozofu Tom onu mafyadan saklar ve kurtarır. Grace'in kasabada yaşaması ve kasaba sakinleri tarafından kabul edilmesi için ona yardım eder. Buraya kadar her şey normal ve gayet objektif. Asıl olaylar bundan sonra başlıyor. Bir insan ancak bu kadar suistimal edilebilir diyorsunuz. Polislerin kasabaya gelip gitmesiyle Dogville kasabası Grace'in onlara muhtaç olduğunu düşünür. İşte bundan sonra kasaba Grace için dayanılmaz ve çekilmez bir hal alır. 
Nicole Kidman
 İçerik olarak film birey-toplum çatışmasını sert bir dille anlatmış. Sürü psikolojisiyle hareket eden toplumun birey üzerindeki etkisini bütün çıplaklığıyla gözler önüne seriyor. Bireyi nasıl hissizleştirdiğini, onu bir nesne haline dönüştürdüğünü ve amaçları doğrultusunda gerekirse köleleştirdiğini anlatıyor. Sürü psikolojisiyle hareket eden Dogville yaptıkları iyiliğin karşılığını acımasız ve doyumsuz bir şekilde istiyor. Grace'i zincirlemekten tutunda tecavüze kadar yapılan bu bedel ödeme işi Dogville tarafından o kadar olağan karşılanıyor ki ona yardım eden ve sevdiğini söyleyen Tom dahi bu durumu sorgulamıyor. Hatta filmin sonunda sorguladığı tek şey Grace oluyor. Öyle ki onu mafyalara teslim etmekte hiç çekinmiyor. Burada da aşkı ve sevgiyi sorgulamak lazım. Filmin en başında ortaya çıkan ve  Tom'un yaktığını söylediği o kartvizit aslında hep Grace ve Tom arasındaymış. 
 Film sırasında Grace'in polyanna halleri sizi biraz sinir edebiliyor. Ama senaryo öyle iyi kurgulanmış ki bu konuda filmin sonunda tatmin oluyorsunuz. Mafyaların kasabaya gelişiyle Dogville hiç beklemediği bir muameleyle karşılaşıyor. Mafya lideri kızımızın babasıymış. İyi kalpli kızımız Grace babası gibi olamamak adına mafyadan kaçmış meğer. Filmin sonlarına doğru babasıyla konuşması oldukça etkileyiciydi. Grace'i kendine getirende bu konuşma oldu.
 ''Herkesi affetmek kibirden başka bir şey değildir'' sözü Grace'e Dogville'den intikam alma arzusu yaratıyor. Burada da bize zaman içerisinde toplumdaki rollerin değişebileceği anlatılmaya çalışılmış. Dediğim gibi film sonuyla sizi tatmin ediyor. Herkesin ölümüyle biten filmde son olarak Grace ve Dogville'nin korucusu, Grace'i ilk karşılayan kişi köpek Musa kalıyor. Ha bu kadarına gerek var mıydı bilinmez. Ama anlatılmak istenen ve verilen mesajlarla gayet güzel ve spesifik bir film. Tavsiye edilir :))


         
 
 

Artemisin Feneri Template by Ipietoon Cute Blog Design and Bukit Gambang