Bilim-kurgu filmlerine bayıldığımı daha önce söylemiştim sanırım. Film önerileri ile ilgili yazı yazan web sitesinde rastladım bu filme.
Film tanıtımı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Film tanıtımı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
7 Haziran 2015 Pazar
Film Önerisi: PREDESTİNATİON
Etiketler:
Aksiyon,
Bilimkurgu,
Dram,
Film,
Film tanıtımı,
Film tavsiye,
Predestination
24 Ocak 2015 Cumartesi
Film Tanıtımı: BANA MASAL ANLATMA
Kardeşimin tavsiyesi üzerine fragmanını bile izlemeden gittim filme. Halen vizyonda olan film daha ilk sahnesinden sizleri bağlıyor. Eğer gülmek, mutlu bir gün geçirmek istiyorsanız sevgilinizle, arkadaşlarınızla veya ailenizle gitmeniz gereken bir film. Senaryosunu Leyla ve Mecnun dizisinin yazarlarından Burak Aksak yazmış. Baş rollerinde ise Hande Doğandemir ve Behzat Ç. dizisinden bildiğimiz Fatih Akman oynuyor. Gerçi Fatih Akman öyle bir zayıflamış ki dibim düştü onu izlerken. Ya aslında bu adam çok yakışıklıymış dedik. Gelelim filmin içeriğine. Yılmaz Erdoğan'ın Ayperi masalını anlatmasıyla başlıyor filmimiz.
Öyle sahneler var ki gülmekten karnıma ağrılar girdi diyebilirim. Özellikle Cengiz Bozkurt çok güzel oynamış. Şangay beşlilerinin olduğu dövüş sahnesi vardı ki akıllara zarar. Tabi zencilerin seslendirdiği Sedat Sayan'ın 'Ellere Düş' şarkısını da unutmamak lazım. Sizinle paylaşmak istiyorum.
Çok tatlı değiller mi??:))
Koşun gidin izleyin derim..
Etiketler:
Bana Masal Anlatma,
Burak Aksak,
Cengiz Bozkurt,
Fatih Akman,
Film,
Film tanıtımı,
Hande Doğandemir
21 Kasım 2014 Cuma
FİLM TANITIMI: DOGVİLLE !!
Filmi izlerken ilk 45 dakikada zorluk çektim. Ama sonrasında yarıda bırakmadığım için sevindim. Mekan olarak çizilmiş, kapısız, duvarsız evler olağan dışı olduğu için zorlanıyorsunuz. Fakat oyuncular ve efektler sayesinde gerçekten orada kapı varmış gibi görüyorsunuz bir süre sonra.
![]() |
| Dogville Kasabası |
Baş rolde Nicole Kidman'ın hayat verdiği güzel, zengin ve polyanna kızımız Grace var. mafyadan kaçan Grace kendini herkesin birbirini tanıdığı, sıcak, samimi ve güvenilir insanların olduğu Dogville kasabasında bulur. Kasabanın genç filozofu Tom onu mafyadan saklar ve kurtarır. Grace'in kasabada yaşaması ve kasaba sakinleri tarafından kabul edilmesi için ona yardım eder. Buraya kadar her şey normal ve gayet objektif. Asıl olaylar bundan sonra başlıyor. Bir insan ancak bu kadar suistimal edilebilir diyorsunuz. Polislerin kasabaya gelip gitmesiyle Dogville kasabası Grace'in onlara muhtaç olduğunu düşünür. İşte bundan sonra kasaba Grace için dayanılmaz ve çekilmez bir hal alır.
![]() |
| Nicole Kidman |
İçerik olarak film birey-toplum çatışmasını sert bir dille anlatmış. Sürü psikolojisiyle hareket eden toplumun birey üzerindeki etkisini bütün çıplaklığıyla gözler önüne seriyor. Bireyi nasıl hissizleştirdiğini, onu bir nesne haline dönüştürdüğünü ve amaçları doğrultusunda gerekirse köleleştirdiğini anlatıyor. Sürü psikolojisiyle hareket eden Dogville yaptıkları iyiliğin karşılığını acımasız ve doyumsuz bir şekilde istiyor. Grace'i zincirlemekten tutunda tecavüze kadar yapılan bu bedel ödeme işi Dogville tarafından o kadar olağan karşılanıyor ki ona yardım eden ve sevdiğini söyleyen Tom dahi bu durumu sorgulamıyor. Hatta filmin sonunda sorguladığı tek şey Grace oluyor. Öyle ki onu mafyalara teslim etmekte hiç çekinmiyor. Burada da aşkı ve sevgiyi sorgulamak lazım. Filmin en başında ortaya çıkan ve Tom'un yaktığını söylediği o kartvizit aslında hep Grace ve Tom arasındaymış.
Film sırasında Grace'in polyanna halleri sizi biraz sinir edebiliyor. Ama senaryo öyle iyi kurgulanmış ki bu konuda filmin sonunda tatmin oluyorsunuz. Mafyaların kasabaya gelişiyle Dogville hiç beklemediği bir muameleyle karşılaşıyor. Mafya lideri kızımızın babasıymış. İyi kalpli kızımız Grace babası gibi olamamak adına mafyadan kaçmış meğer. Filmin sonlarına doğru babasıyla konuşması oldukça etkileyiciydi. Grace'i kendine getirende bu konuşma oldu.
''Herkesi affetmek kibirden başka bir şey değildir'' sözü Grace'e Dogville'den intikam alma arzusu yaratıyor. Burada da bize zaman içerisinde toplumdaki rollerin değişebileceği anlatılmaya çalışılmış. Dediğim gibi film sonuyla sizi tatmin ediyor. Herkesin ölümüyle biten filmde son olarak Grace ve Dogville'nin korucusu, Grace'i ilk karşılayan kişi köpek Musa kalıyor. Ha bu kadarına gerek var mıydı bilinmez. Ama anlatılmak istenen ve verilen mesajlarla gayet güzel ve spesifik bir film. Tavsiye edilir :))
Etiketler:
Dogville,
Film,
Film tanıtımı,
Nicole Kidman
4 Ağustos 2014 Pazartesi
Film Listem: BİLİM KURGU, AKSİYON
Ben çok fazla yabancı dizi ve film seyreden biriyim. Tür olarak da bilim kurgu filmleri olmazsa olmazlarım arasında. Bu filmleri izlerken kendimi başka bir dünyadaymışım gibi hissediyorum. Ülkemiz bu türde ne kadar geri kalmış olsa da yabancı ülkeler bilim kurgu filmlerinde her gün yeni bir çığır açmakta. İşte en beğendiklerim:
1. ELYSIUM, YENİ CENNET
Kesinlikle izlenmesi gereken bir film..
Konusu= Çoktan çökmüş olan dünyayı ve beraberinde insanlığı daha temiz bir dünyaya taşımak. Tıpkı Prometheus'yi çağrıştırırcasına, Yunan mitolojisine göndermeler içeren Elysium'da, 2154 yılında dünyada hala varlığını sürdürebilen yegane iki sınıfın çatışması temel alınmakta. Elysium'un varsıl ve şanslı "egemenleri" teknoloji alanında üst düzey bir gelişim gösteren gezegenlerinde lüks içerisinde yaşarken; "çürümüş dünya"da geri kalan kalabalık insan topluluğu tedavi ihtiyaçları için bile Elysium'a ihtiyaç duymaktadır.
Ancak iki gezegen arasında yapılan anlaşmalar gereğince Elysium'a girmeleri kesin suretle yasaktır. Ta ki Elysium'a gitmekten başka çaresi kalmayan Max isimli sıradan bir adam çıkana dek...
2. AÇLIK OYUNLARI 1 ve 2
Bu filmin kitabını da okumuştum. Üçüncü filmi sabırsızlıkla bekliyorum :)
Yakın bir gelecekte Kuzey Amerika kuraklık ve arkasından gelen yangın ve kıtlıklarla zayıflayarak çökmüş; yerini bir başkent ve 12 eyaletten oluşan Panem adında bir ülkeye bırakmıştır. Bu yeni ülkede her sene eyaletlerden kura ile seçilen ikişer gencin katıldığı "Açlık Oyunları" düzenlenmektedir. Kısmen eğlence amaçlı, kısmen de halka göz dağı vermeyi hedefleyen bu oyunlar, ayrıca tüm Panem ülkesinde televizyonlardan da izlenmektedir. 24 farklı 'yarışmacı' bütün televizyon seyircilerinin gözleri üzerindeyken, rakiplerini eleme ve hayatta kalma mücadelesi vermektedirler.
Katniss'in 16 yaşımdaki kız kardeşi Primrose, maden yataklarıyla ünlü eyaletin 'kadın yarışmacısı' olarak seçildiğinde Katniss onun yerini almak için gönüllü olur. Erkek katılımcı Peeta ile Katniss, kendilerinden yaş ve kuvvet açısından daha büyük, güçlü ve ömürleri boyunca bu an için eğitilmiş olan rakiplerine karşı ayakta durmaya çalışırlar...
3. BAŞLANGIÇ
Hayatımda izlediğim en iyi film. Leonardo Dicaprio dendi mi o film izlenir zaten.
Dom Cobb uzmanlık alanı, zihnin en karanlık ve savunmasız olduğu rüya görme anında, bilinçaltının derinliklerindeki değerli sırları çekip çıkarmak ve onları çalmaktır. Cobb'un bu nadir insanlarda görülebilecek yeteneği, bu ender rastgelinebilecek mahareti, onu kurumsal casusluğun tehlikeli yeni dünyasında aranan bir oyuncu yapmıştır. Aynı zamanda bu durum onu uluslararası bir kaçak yapmış ve sevdiği herşeye malolmuştur. Cobb'a içinde bulunduğu durumdan kurtulmasını sağlayacak bir fırsat sunulur. Ona hayatını geri verebilecek son bir iş; tabi eğer imkansız ?başlangıç'ı tamamlayabilirse. Mükemmel soygun yerine, Cobb ve takımındaki profesyoneller bu sefer tam tersini yapmak zorundadır; görevleri bir fikri çalmak değil onu yerleştirmektir. Eğer başarırlarsa, mükemmel suç bu olacaktır.
Filmin son sahnesi. İzledikten 1 saat sonra bile bu şeyi düşünüyor olacaksınız :)
Umarım beğenirsiniz. İyi seyirler :)))
Etiketler:
Açlık oyunları,
Başlangıç,
Blog,
Dom cobb,
Elysium,
Film,
Film tanıtımı,
Google,
Katniss,
Panem,
Peeta,
Yahoo,
Yandex,
Yeni cennet
31 Temmuz 2014 Perşembe
Kitap Tanıtımı ve Film Tanıtımı: AYNI YILDIZIN ALTINDA
TIME - 2012'nin En İyi Romanı
#1 New York Times ve Wall Street Journal Bestseller
Yıldızların hastalık ile sağlık, ölüm ile yaşam arasına çektiği ince çizgide gidip gelen iki gencin, sayılı günlerinde sonsuzluğu bulma hikâyesi...
On altı yaşındaki kanser hastası Hazel Grace'in birkaç yıl daha yaşamasını garanti eden tıp mucizesine rağmen hastalığı ölümcüldür ve konulan teşhisle birlikte yıldızlar, öyküsünün son bölümünü çoktan kaleme almıştır.
Fakat Agustus Waters isimli, yakışıklı bir sürpriz karakter, Kanserli Çocuklar İçin Destek Grubu'nda boy gösterince Hazel'ın hayatı bambaşka bir yöne sapar ve bu zeki çocuğun çekimine karşı koyamayan kızın öyküsü yeniden yazılır.
John Green alçakgönüllü bir üslup ve son derece içten duygularla kaleme aldığı romanda hayatta kalma ve âşık olmanın komik, heyecan verici ve trajik yönlerini gözler önüne seriyor...
"Hayatta, ölüme ve araya sıkışanlara dair bir roman olan Aynı Yıldızın Altında, John Green'in en iyi kitabı. Kahkaha atıyor, ağlıyor, hızınızı alamayıp tekrar okuyorsunuz." Markus Zusak, Printz ödüllü bestseller yazarı
"Aynı Yıldızın Altında evrensel konuları ele alıyor: Sevilecek miyim? Hatırlanacak mıyım? Bu dünyada iz bırakabilecek miyim?"
Daha önce başlamalıyım dediğim ve iki günde okuyup bitirdiğim bir kitap oldu. Bu kitaptan sonra John Green'in diğer kitaplarını da okumayı düşünüyorum. Çünkü yazarın o kadar sade, o kadar içten bir anlatımı var ki elinde olmadan roman seni kendine çekiyor. Mesela 'O okurken uykuya dalar gibi aşık oldum: Önce yavaş yavaş, sonra bir anda.' kitapta çok beğendiğim bir cümleydi. Yazar aşkı ve ölümü öyle güzel anlatmış ki... Bazı kısımlarda kahkahalarınız göz yaşlarınıza karışıyor.
Kitabın okurlarda büyük yankı uyandırması filminin çekilmesine de sebep oldu. Bende film çıkar çıkmaz koşa koşa gittim sinemaya. Keşke gitmeseydim. Filmden çıkarken eyelinerim yanaklarımın üstündeydi, kısacası rezil oldum:) Şaka bir yana gerçekten film çokk güzeldi.
![]() |
| Filmden çıktığımda aynı böyleydim ! :D |
Birçok kitap filme çevrilmiştir ve bazıları size kitaptaki yaşadığınız duyguları veremez ve beğenmezsiniz. Bu film bu tabuyu yıkmış diyebilirim. Kitabın orijinalliği neredeyse hiç bozulmamış. Laf aramızda film kitaptan daha güzeldi :)
![]() |
| Denemek istiyorum bu metaforu :) |
Bende bir Augustus Waters istiyorum. Esprili, yakışıklı ve tek bacaklı :)
Ona aşık olmamak elde değil. Filmi izledikten sonra ilk işim onu araştırmak oldu tabi :D
Ayrıca filmin soundtrackları da oldukça i. En çok beğendiğimi sizinle paylaşacağım.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


![[fog.jpg]](https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEh1xt_Djs-zQPRk1XoB2Grm8H2e89oG1ugXJMFEMb4Rpt1LpQak4j9MPmeEVy5Qhso8WFemcjoS_HNcYZ9HjSaa6Rqfx5np1F5zwG4qCnWUyIDLbZtB-RxG2jNSMsyc-Jk2yXBl-sTgau4k/s320/fog.jpg)
















